Ara
  • anneolmakbunugerektirir

Ne Kadar Güçlü Olduğunuzu, Güçlü Olmanın Tek Seçeneğiniz Olduğunu Anlamadan Bilemezsiniz…

Annelik her kadının hayatındaki en büyülü yolculuktur şüphesiz. Hamilelik döneminde ve öncesinde kurulan hayaller, yapılan planlar,alınacaklar listesi,okuncak masallar,gönderilecek kurs,kreş ve okullara varana kadar yapılan planlamalar…Oysa ki bazen hayat bizden önce yapar planını…Pamuklara sarıp sarmaladığınız çocuğunuz için bir gün doktorunuzun sizin karşınıza çıkıp ‘’bu çocuk engelli’’ ya da ‘’yaşama şansı yok’’ diyebileceğini hiç hayal edemezsiniz.Ama maalesef ülkemizde nüfusun %12.99’u engelli ve bu durumu her  10 anneden  1’i yaşıyor…O an ki şok,acı ve üzüntü  durumunu ifade edebilecek bir sözcük üretildiğini zannetmiyorum..Sonrası mı?.. Bir dizi ağlama krizi,depresyon,inkar,suçlu arayışı ve kabullenememe.Ama  hepimiz biliriz ki depresyon ‘’anneler’’ için bir lükstür..Ve  iyi bir anne olmanın harika bir yolu yoktur.Her annenin mücadelesi başkadır,başka eksiklikleri ve becerileri vardır.Ve elbette her bir çocuk ve hastalıkta diğerinden farklıdır.İşte her özel çocuk annesinin hikayesi  ilk şoku atlattıktan sonra başlıyor.Kimisi o an vazgeçiyor çocuğundan, umutlarından, hayallerinden. Kimisi de çaresi yok,tedavisi yok,yapılacak bir şey yok diyen ‘’herkesten’’ vazgeçiyor.Çocuğuna dünyayı anlatmayı hayal ederken dünyaya çocuğunu anlatmaya başlıyor insan..Özel eğitim tüm özel çocukların ve ailelerinin hayatındaki tek çıkış noktası.Ama maalesef özel çocuklarımız Avrupa ülkelerinde hafta 30 saat özel eğitim görmelerine rağmen ülkemizde bu durum haftada 3 saat ile sınırlı.Ailelerimiz aradaki farkı kendi bütçelerinden karşılamaya kalktıklarında maalesef ayda 15.000 tl gibi bir rakam çıkmaktadır.Üstelik çoklu engele sahip ve solunum cihazına bağlı çocuklarımız bu haftada 3 saatlik eğitimden de yararlanamıyorlar.Hal böyle olunca iş başa düşüyor.Down sendromlu ilk eğitmen,yazar,aktör Pablo Pineda’nın nasıl olupta bu denli geliştiniz sorusunda verdiği yanıt; ‘’Annem benimle durmaksızın konuştu,hep konuştu,kitap okudu.Asla vazgeçmedi.’’ olmuştur bir annenin çocuğunun hayatında ne kadar önemli olduğunu çok iyi açıklıyor . Çocuğunuz normal gelişim gösteren yada özel bir birey olabilir hiç farketmez kendine inanan her çocuğun arkasında  önce ona inanan bir ailesi vardır.Ve her çocuğun buna hakkı ve ihtiyacı vardır…

Ülkemizde özel çocukların %89.3’ünün çeşitli sebeplerden dolayı okula gidemediği için eğitim hakkından mahrum kaldığı ve bu sebeple sosyal hayata uyumda sıkıntı yaşayan bireylerimizi dolmuşlarda yanına bile oturmasına izin vermeyen insanların,sınıfımda düzeni bozuyor diye istemiyorum diyen öğretmenlerin,çocuğum korkuyor özel eğitim sınıfını okulda istemiyoruz diyen annelerin,oyunlarına almak yerine dalga geçip ötekileştiren çocukların,engelli rampası yapmayı unutan mühendislerin,engelli park yerlerini kullanmaktan çekinmeyenlerin,sarı çizgilerin göbeğine ağaç diken belediyelerin,ses çıkarıyor müşteriler rahatsız oluyor diyen mağaza/restoran görevlilerinin,oyun alanına geldiğiniz zaman çocuğum etkilenir deyip oradan uzaklaştıran anne/babaların,engelli vatandaşları otobüslerine bindirmekten aciz otobüs şoförlerinin,bir annenin karşısında hissizce çocuğun ölecek,yapacak bir şey yok bunu kabullen diyebilen doktorların,hamileyken farkedilseydi keşke aldırabilirdin diyebilen arkadaşların,bakım evlerine verin genç yaşta hayatınızı buna bağlamayın diyebilen komşuların, bu ülkede kediye köpeğe bile birşeyler öğretilebiliyorken benim çocuğuma nasıl bir şey öğrenemez bir şey yapamaz diyorsunuz diyen bir annenin çaresizliğini ve özel çocuk annelerinin kalplerinde taşıdığı acıyı ‘’bir an’’ hissedebilselerdi  eminim dünya daha yaşanabilir bir yer olurdu.

Bütün bunları nereden mi biliyorum?Ben Gözde Konuşkan Engür, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü mezunuyken çeşitli eğitimlere katılıp 24 yaşında ilk işletmesini açan bir kadın girişimciyim. Düğün/özel gün ve etkinlik organizasyonları yapan firmamla her sezon 100’lerce gelinin mutluluğuna ortak olup onlara hayallerinde ki düğünü yaşatırken bir gün bir doktorun 2 yaşında ki dünyalar güzeli kızımın ‘’%70 engelli’’ olduğunu,genetik rahatsızlığından dolayı yaşadığı zihinsel sorunlar yüzünden bağımsız bir hayat süremeyeceğini ,evlenemeyeceğini söylediği ana kadar bulunduğu bölgedeki çocuk esirgeme kurumunda kalan çocuklarla 3 yıldır gönüllü olarak çalışan 1 yıllık da gönüllü ailelik yapan bir anneydim.Şimdi ise kızım ve bizimle aynı kaderi yaşayan tüm ailelere bir nebze faydam olsun diye 2.üniversite olarak ‘’Engelli Bakımı ve Rehabilitasyonu’’ okuyorum.Ülkemizde yaşanan eğitim sorunlarına çözüm bulabilmek için geliştirdiğim 5 farklı projemi hayata geçirebilmek için Kasım 2018’de Kapıdağ Özel Çocuklar Derneği’ni kuran yeni bir sosyal girişimciyim. Çünkü dünyada iki tip insan vardır; kimisi kendi sorununu çözer,kimisi sorunun kendisini çözer.Yazımı Üstün Dökmen’in en sevdiğim sözüyle bitirmek istiyorum; ‘’Sadece anne olduğunuz için mutlu olmak zorunda değilsiniz.Ama eğer anne iseniz her gün güçlü olmak zorundasınız.

Gözde Konuşkan Engür


0 görüntüleme

©2019 by Anneolmakbunugerektirir. /Gözde Engür